• notifications1
  • menü

Bugün : 14 Mayıs 2021 Cuma

Meyve dökümleri birbirini izleyen dalgalar halinde olup birçok meyve türünde bu döküm dönemleri incelenmiştir. Elmalarda yapılan çalışmalara göre, ilk dökümler döllenmemiş çiçeklerden oluşmaktadır. İkinci dönemde dökülen küçük meyvelerin yumurtalıklarında az gelişme oluşmuştur. Bunların besi dokuları (endesperm) biraz gelişmiş ancak embriyoları çok küçük kalmıştır. Üçüncü döküme kadar kalabilen meyvelerin endosperm ve embriyoları çok az gelişmiştir. Dördüncü dönemde dökülen meyvelerin endospermleri tam gelişmiş, embriyoları ise dökülmeyen meyvelerden daha küçük kalmıştır. Ayrıca bunlardaki döllenmiş tohum sayısı da azdır.

 

"Elberta" şeftali çeşidinde bu son dönemde dökülen meyvelerin endosperm çekirdeklerinde çoğalma normal olmamaktadır.

 

İlk dökümün asıl nedeni, çiçeklerin tam gelişmemiş olması ve döllenme noksanlığıdır. Pikanlarda bu birinci döküm sürgün gelişimiyle ters yönden ilişkili bulunmuştur. Yani meyvelerin büyümesi ve gelişmesi, sürgün büyümesi ve yaprak yüzeyinin artmasıyla birlikte olumlu yönde etkilenmekte ve dökümler azalmaktadır. Ancak pikanlarda dişi çiçeklerin, aynı mevsimin sürgünlerinin uç bölümlerinde oluştuğunu dikkate almak gerekir. Bu durum diğer birçok meyve türünden ayrı özellik gösterir.

 

Aslında sürgün ve çiçekler arasındaki rekabet birbirini olumsuz yönde etkilemektedir. Örneğin tam çiçeklenmeden sonra belirli aralıklarla sürgünlerin alınması veya uçlarının koparılması ilk meyve tutumunu artırmıştır. Abbott (Wertheim 1971)’a göre, meyve tutumu için beslenme şartları döllenmeden daha önemlidir. Nitekim döllenmemiş bazı meyvelerin dökülmemeleri bu beslenme ilişkileriyle açıklanabilir.

 

Genç meyvelerin çoğunun dökümünde muhtemelen endospermin zayıf kalmasının rolü bulunmaktadır. Çünkü endosperm, embriyonun gelişmesinde etkili olduğu gibi dökümü önleyici oksin gibi hormonların da kaynağıdır. Ağaçlardaki su darlığı da genç meyvelerin dökümünde önemli etkiye sahiptir.

 

Meyvelerdeki son döküm dalgası “Haziran dökümü” olarak bilinmektedir. Haziran dökümü, ağaç üzerindeki meyve miktarını ayarlayıcı etki yapar. Eğer ilk dökümler çok şiddetli geçmemişse haziran dökümü biraz daha şiddetli olur. Böylece bu döküm, seyreltme gibi etki yapar.

 

Haziran dökümünün önemli nedenleri:

  1. Besin maddeleri yönünden meyveler arasındaki rekabet,
  2. Döllenmiş tohum sayısının az olması ve tohumun kalitesi,
  3. Hormon düzeylerindeki değişimlerdir.

 

Beslenme yönünden iyi durumda bulunan meyvelerin dökülmeme şansı daha fazladır. Döllenmiş tohum sayısı fazla olan meyvelerle embriyosu normal gelişmiş meyvelerin yine dökülmeme olasılığı daha yüksektir. Azot yönünden zayıf durumda bulunan ağaçlarda haziran dökümü daha şiddetli olmaktadır.

 

Haziran dökümünün, tohumlarda üretilen oksin düzeyleriyle da yakından ilgisi bulunmaktadır. Luckwill (Powell 1974)’e göre, embriyonun endosperm aleyhine hızlı büyümeye girdiği dönemde oksinin azalıp haziran dökümü başlamış, embriyo gelişiminin tamamlanmasından sonra ise oksin düzeyinin tekrar yükselip döküm sona ermiştir. Sürgün büyüme hızı da dökümde etkili olmaktadır. Büyüme hızının yavaş olduğu durumda meyvelerde daha çok besin maddesi sağlanabildiğinden, sürgünler meyve tutum ve büyümesine yardımcı olmakta, hızlı büyüyen sürgünler ise dökümleri artırmaktadır.

 

İlkbaharın geç dönemlerinde ortaya çıkan su darlığı meyve tutumunu azaltmaktadır. Meyve dökümleri özellikle gündüzün sıcak dönemlerinde oluşan su darlığıyla ilgili bulunmaktadır.

 

Bazı meyve türlerinde derimden (hasat= toplamak) önce iri meyve dökümleri oluşmaktadır. Bu durum bazen çeşit özelliği olarak ortaya çıkmakta, bazen de ağaçların su darlığı içinde bulunmalarından kaynaklanmaktadır. Armutlarda bor, magnezyum noksanlığı veya aşırı derecede azotla gübreleme, bu dökümü artırmaktadır.

 

Bu meyve dökümleri zararlı olduğundan ağaçların su ve beslenme düzenine gereken önem verilmelidir. ‘McIntosh’ gibi bazı elma çeşitlerinde derim öncesi meyve dökümünü önlemek amacıyla ağaçlara NAA veya 2,4,5-TP (10 ppm) gibi kimyasal maddeler püskürtülmektedir. Armutlarda da benzer uygulamalar yapılmaktadır. Ancak bu maddelerin meyvelerde olgunlaşmayı hızlandırıcı etkileri bulunduğundan, kullanırken dikkatli olmak gerekir.

 

Meyve seyreltilmesi

  • Dalların kırılmasını önlemek
  • Meyvenin irileşmesini sağlamak
  • Meyve renginin ve kalitesinin artmasını sağlamak
  • Ağaçta beslenme düzenini kurarak çiçek tomurcuğu oluşumunu uyarmaktır.

 

Elle seyreltme

Eskiden meyveler birbirinden belirli bir aralık kalacak şekilde seyreltilirdi. Sonradan, aradaki mesafeye bakılmaksızın zayıf ve küçük meyvelerin koparılmasının daha uygun olacağı görüldü. Ancak böyle bir seyreltmede bazen yakın durumda bulunan iki meyvenin birbirini itmesi söz konusu olmaktadır. Mesafeye dayalı seyreltme, çeşide bağlı olarak meyveler arasında 10-40 cm aralık bulunacak şekilde yapılır.

 

Elmalarda meyve başına 20-40 adet yaprak bulunması uygun olur. Uygulamada genellikle her hüzmede (salkım benzeri çiçek durumu) bir meyve bırakılırken, armutlarda ağaçtaki meyve yükü de dikkate alınarak her hüzmede 2-3 meyve bırakılabilir. Meyve tutumu az ise seyreltmeye gerek yoktur. Vejetetif gelişmenin kuvvetli olduğu durumda ‘Golden Delicious’, ‘Starking Delicious’, ‘Mutsu’ gibi elma çeşitlerinde her hüzmede 2 meyve bırakılabilir. Spur tip (çok sık meyve tutan) elma çeşitlerinde ise gerekirse bazı hüzmelerde hiç meyve bırakılmayarak meyvelerin arası açılır.

 

Meyvelerini yıllık sürgünler üzerinde oluşturan şeftalilerde ise sürgün başına bırakılacak meyve sayıları çeşitlere göre az-çok değişmektedir. ‘Redhaven’ ve ‘J.H.Hale’ çeşitlerinde sürgünde 4-5 meyve, ‘Dixired’ gibi erkenci çeşitlerde ise sürgünde 3-4 meyve bırakmanın kârlı olacağı ifade edilmiştir. Elle yapılan seyreltmenin haziran dökümünden sonra yapılması güvenli bir yöntem ise de, meyve tutumu tahmin edilebiliyorsa mümkün olduğunca erken seyreltme yapmak meyve iriliğini daha çok artırır. Elmalarda tam çiçeklenmeden 2-3 hafta sonra hüzmedeki en iyi gelişen meyve bırakılarak diğerleri koparılabilir.

 

Mekanik seyreltme

Mekanik silkicilerden yararlanılabilir. Bu yöntemin iki istenmeyen yönü bulunmaktadır:

  • İri meyveleri dökmesi
  • Ağacın dik durumlu yerlerinde daha çok meyve dökümüne neden olmasıdır.

 

Bunlara ek olarak silkelemeden sonra zararlanan bazı meyveler de dökülmektedir.

 

Kimyasal seyreltme

Değişik maddeler, ağaçlara değişik zamanlarda uygulanmaktadır. Bazı meyve türlerinde bu yöntemle iyi sonuçlar elde edilmiştir. Bu kimyasal maddelerden DNOC, NAA, Sevin en çok uygulananlardır.

 

Çizelge : Yumuşak ve sert çekirdekli meyve türlerinde kimyasal seyreltmede kullanılan maddeler ve dozları (Westwood 1978)

Kimyasal madde ismi

Uygulama zamanı (Tam çiçeklenmeden sonra gün)

Uygulama dozu (100 litrede)

 

 

Ticari ismi

Kendine verimsiz çeşitler

Kendine verimli çeşitler

Elma

DNOC

0

Elgetol %20

62.6-83.8 ml

125.1-166.6 ml

NAA

15-25

NAA

10 ppm

15-20 ppm

NAA m

15-25

Amid-thin

30 ppm

50 ppm

NMC

20-35

Sevin %50

60 g

120 g

NMC

15-20

Sevin %50

180 g (Golden)

 

NMC

15-20

Sevin %50

150 g (Starking)

 

MQCC

20-30

Morestan %25

60 g

90 g

CEPA

20-30

Ethephon

100 ppm

200 ppm

 

Kimyasal madde ismi

Uygulama zamanı (Tam çiçeklenmeden sonra gün)

Uygulama dozu (100 litrede)

 

 

Ticari ismi

Kendine verimsiz çeşitler

Kendine verimli çeşitler

Şeftali-Erik-Kayısı

DNOC

0

Elgetol %20

125 ml

187-251 ml

CEPA

30-40

Ethephon

20-200 ppm

20-300 ppm

Armut

NAA

21 (taç yap. dök. sonra)

NAA

10-15 ppm

 

NAA m

3-8 (taç yap. dök. Sonra)

Amid-thin

25 ppm

 

x
Aklınıza bir soru mu takıldı ? Siz sorun uzmanlarımız cevap versin!

Güvenlik Kodu : 18519

(Güvenlik kodunu bu kutucuğa yazın!)

Bitki Gelişiminde Hormonların Etkisi

Bitki Gelişiminde Hormonların Etkisi

Bitki gelişiminde hormonların etkisi Hormonlar, bitki tarafından çok düşük yoğunlukta üretilen ve üretildikleri yerden bitkinin diğer kısımlarına taşınan kimyasal habercilerdir. Hormonlar bitkide doğal olarak sentezlendiği gibi laboratu...

Tarımsal Bilgi Sistemi (TBS)

Tarımsal Bilgi Sistemi (TBS)

Tarımsal Bilgi Sistemi (TBS) 2018 yılında faliyete geçen Tarımsal Bilgi Sistemi Ülkemizde kullanılan zirai ilaçların takibini yapmak amacıyla kurulmuş bir sistemdir. Bu sayede ülkemizdeki ilaç kullanım miktarını, hangi grup ilaçların ço...

Asit Yağmuru Nedir?

Asit Yağmuru Nedir?

Asit yağmuru nedir? Asit yağmurları, fosil yakıtların yakılmasıyla, sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden çıkan gazlarlardan oluşan asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çığ veya kuru parçacıklar halinde düş...

Pomoloji Nedir?

Pomoloji Nedir?

1. Çeşit biliminin amacı ve önemi Bu bilimin amacı, meyve çeşitlerin belirli özelliklerini dikkate alarak, birbirinden ayırt etmektir. Çeşitleri birbirinden ayırt edebilme de en çok meyve özellikleri üzerinde durulmaktadır. Çeşitle...

Damlama Sulama Sisteminin Yararları

Damlama Sulama Sisteminin Yararları

DAMLA SULAMA VE YARARLARI Son senlerde popüler olan damla sulama sistemleri, hem çiftçiye hem de çevreye faydaları nelerdir ve neler yapmamız gerekmektedir? Gelişen ve değişen dünyamızda nüfus her geçen gün daha da artmakta fakat doğal...

Armut Kurutma İşlemi

Armut Kurutma İşlemi

Yeme olgunluğuna gelmiş, renkleri sararmış olan armutlar kurutulursa, iyi sonuç alınır. Armutlar yıkanır, soyulur, uzunluğuna ikiye kesilir, çekirdek evleri çıkartılır, yarım santim kalınlığında dilimler halinde kesilir, tepsilere dizili...

Meyve Dökümleri Ve Meyve Seyreltilmesi

Meyve Dökümleri Ve Meyve Seyreltilmesi

Meyve dökümleri birbirini izleyen dalgalar halinde olup birçok meyve türünde bu döküm dönemleri incelenmiştir. Elmalarda yapılan çalışmalara göre, ilk dökümler döllenmemiş çiçeklerden oluşmaktadır. İkinci dönemde dökülen küçük meyvelerin...

KULLANICI GİRİŞİ

Kullanıcı Adınız

Şifreniz

Üye Ol Şifremi Unuttum

SİTE İSTATİSTİKLERİ
  • Konular (4.435)
  • Resimler (5.663)
  • Dokümanlar (1.875)
  • Üyeler (15.844)
WWW.SORHOCAM.COM

Başka yerde arama, tarıma dair aradığınız her ne varsa burada! Tarım Haberleri, bitki hastalıkları, zararlıları, gübreleme, ilaçlama ve daha fazlası...