• notifications1
  • menü

Bugün : 19 Nisan 2021 Pazartesi

AMARANTHACEAE (HOROZİBİĞİGİLLER)

Çoğu sıcak bölgelerde yetişen genellikle bir yıllık veya çok yıllık otsu bitkilerdir. Bununla beraber odunsu yapıda olan birkaç tür de mevcuttur. Bu familyaya mensup 40 cins 500 kadar da tür bulunmaktadır. Familyaya mensup olan bitkilerin yaprakları alternatif veya karışık olarak sıralanırlar. Bazı yapraklar az veya çok etlimsi yapıdadır. Çiçekler kuru olup çok sayıda çiçek bir araya gelerek sık bir salkım ya da başak benzeri bir topluluk meydana getirirler. Çiçek axillary veya terminaldir. Salkımdaki çiçekler renkli yaprak şeklindeki pulcuklarla karışık olarak yer alırlar. Çanak yaprak sayısı 3-5 tane olup, serbest olarak bulunurlar veya birbirileriyle az veya çok birleşmişlerdir. Taç yaprakları yoktur, erkek organ sayısı da 5 adettir. Meyve kapsül veya aken şeklindedir.

 

İki önemli cinsi vardır.

  1. Celosia: 55 kadar türü vardır, C. cristata çiçek topluluğu yassı ve güzel renkli olduğundan süs bitkisi olarak kullanılır.
  2. Amaranthus: Çoğu yabancı ot olan 60 türü vardır. Türkiye’de bulunan en önemli türü A. retroflexus’tur.

 

Amaranthus (Horoz İbiği)

Dünyada baş gösteren açlık problemine karşı tarım bilimcilerinin üzerinde çok sık durmaya başladığı bitkilerden birisidir. Henüz çok yaygın bir tarımı söz konusu değildir. Ancak bazı sorunları halledildikten sonra tarım alanlarında hızla yayılacağı sanılmaktadır. Ülkemizde ise henüz tür ve çeşit adaptasyonlarının yapılma aşamasındadır.

 

Horoz ibiği hem insan beslenmesinde hem de hayvan beslenmesinde tohumlarından veya vejetatif aksamından faydalanılan bir türdür. Verimi oldukça yüksek, kimyasal bileşimi de son derece iyidir. Avrupa ülkelerinde son yıllarda büyük önem kazana bu bitkinin yetiştiricilik birlikleri kurulmuştur. Üreticilerin bu bitki ile ilgili kooperatif kurmaları horoz ibiğinin önemini göstermektedir.

 

A. retroflexus: Tek yıllık dik gelişen 15-100 cm boylanan bir türdür. Yaprakları 2-10 cm, kökleri 10-100 cm uzayabilir. Therophyt hayat formuna sahiptir. Yol kenarlarında, işlenmiş alanlarda ve boş arazilerde 1900 m’ye kadar çıkmaktadır. Tohumları ile çoğalır. Mayıs-Haziran aylarında çiçeklenmeye başlar ve donlara kadar çiçeklenmesi devam eder.

 

Önemi ve Kullanılması

Dicotyledoneae sınıfından ve Amaranthaceace familyasından olan horoz ibiğinde fotosentezde organik madde üretiminde etkin bir yol olan C4 yolu kullanılmaktadır. Yani horoz ibiğinde CO2 etkin bir mekanizma ile  ve PEP yardımı ile tutulur, etkin olarak kullanılır ve ilk kararlı bileşik olan 4 karbonlu malik veya aspartik asit üretilir. Bu nedenle bitkilerdeki birim alana gerçekleştirilen organik madde üretimi oldukça yüksektir.

 

Tohumlarında nem %12, ham protein %14-16, ham yağ %5-7 civarındadır. Tohumunun protein ve yağ kalite değeri yüksek kabul edilir. Yağının %75’i doymamış yağ asitlerinden oluşur. Mısır özü ve çiğit yağının kompozisyonuna benzerlik gösterir. Kozmetik ürünlerinde ve squalene maddesinden dolayı bilgisayar disklerinin yağlanmasında kullanılır. Squalene maddesi günümüzde büyük tartışmalara sebep olan köpek balığı ve balina karaciğerinden elde edilmektedir. Tohumların yağı vitamin E (tocopherol) ve tocotrinol yönünden zengindir. Tocotrinol maddesi kollestrolü düşürmektedir.

 

Horoz ibiği tohumları protein derecelendirmesinde tahıllar ve baklagillerden önde gelmektedir. Temel amino asit dengesinin iyi olduğu proteinlerinde %65 albumin, %17 globulin, %11 prolamin ve %7 glutamin bulunur. Diğer tohum gruplarında kısıtlı olan lysine %6.4, methionine ise %4.8’dir. Tohumunda %50-70 oranında nişasta içermesine rağmen gluten düzeyi düşük olduğundan ununun kabarması azdır. Bundan dolayı ekmeğe %20 oranında katılarak ekmekteki şekil bozukluğunu önler. Horoz ibiği tohumunun unu, süt, yumurta ve baklagil (lectine) alerjisi olanlar için besinleri zenginleştirici olarak kullanılmaktadır. Ancak tohumları bazı aşamalardan geçirildikten sonra beslenmede kullanılmalıdır.

 

Kullanım alanları aşağıdaki gibi maddeleştirilebilir

1. Yem olarak kullanılması

  • a. Yeşil ot
  • b. kuru ot
  • c. Yalnız veya karışım halinde silaj
  • d. Pelet yem

 

2. İnsan Beslenmesinde kullanılması

  • a. Taze sürgünlerinin sebze olarak kullanılması
  • b. Tohumlarının un haline getirilip fırıncılıkta kullanılması
  • c. Bazı besinlere zenginleştirici olarak katılamsı
  • d. Tohumlarının çerez olarak kullanılması
  • e. Tohumlarının şurup, boza ve bulamaç olarak kullanılması

 

3.  Sanayide kullanılamsı (Yağ olarak)

  • a. Boya sanayiinde
  • b. Kozmetik sanayiinde
  • c. Bilgisayar disklerinin yağlanmasında

 

Kaba Yem Olarak Kullanılmaları

Horoz ibiği tür ve çeşitlerinde dekara yıllık kaba yem üretimi 2 tonun üzerine çıkabilmektedir. Bitkilerde yeniden büyüme özelliği olduğundan yılda iki biçim yapılabilmektedir. Üretilen otun da önemli bir kısmı (%33.5-47.1) yapraklardan oluşur.

 

Erzurum şartlarında yapılan bir çalışmada Kazakistan’dan getirilen siyah ve beyaz tohumlu iki çeşit sulu ve kıraç şartlarda yetiştirilmiştir. İki yıllık ortalama kuru ot verimleri sulu ve kıraçta sırasıyla 323.5 ve 143.8 kg/da, tohum verimleri ise 192.5 ve 64.9 kg/da ‘a kadar çıkmıştır. 

 

Horoz ibiği kaba bir aksama sahip olmasına rağmen otunun besin değeri yüksektir. Özellikle protein, kül, Ca, Mg, askorbik asit (C 210 mg/100 g) ve karoten yönünden zengindir. Hatta karoten değeri bu açıdan en yüksek olan kırmızı biber ve pırasaya yakındır (IU/ 100 mg km 25.000-55.000). Erken dönemlerde koyunlar tarafından %80’i tüketilen bir bitki olarak bulunmuştur. Bu çalışmada koyunların yulafı tüketme oranı ise %72.5’tir (Marten ve Anderson, 1975). Hücre duvarı maddeleri, selüloz ve ligninin buğdaygillere göre daha düşük olması nedeniyle sindirim oranı da yüksektir (Tablo 2).

 

Tablo 2. Yulaf ve Horoz İbiğinin Besin Kompozisyonu (%)

Bitkiler

IVDDM

CWC

HS

ADF

ADL

HP

Silica

Horoz İbiği

79

25

5

21

2.5

24

0.9

Yulaf

71

51

17

34

3.6

19

1.7

 

Byron ve ark. (1999) Amaranthus türleri arasında sindirilebilirlik açısından farklılıkların olduğunu tespit etmişlerdir. A. hybridus (Greece) en yüksek IVDDM oranına sahip olurken (%76.3), A. cruentus (Mexico) en düşük değerde (%71.4) kalmıştır.

 

Horoz ibiği serin iklim tahıllarıyla kıyaslandığında üretim ve besin kompozisyonu olarak bazı üstünlüklere sahiptir. Ancak sıcak mevsim buğdaygilleri ile kıyaslandığında birim alandaki üretim ve enerji değeri yönünden düşük kalmaktadır (Tablo 3; Bosch ve Casanas, ).

 

Tablo 3. Horoz İbiği ve Bazı Sıcak mevsim Buğdaygillerinin Besin Değeri

Özellikler

H. İbiği

Mısır

Sorg. x Sud.

Sorg. x Sorg.

HP (%)

14.00

8.08

9.90

9.90

HP (kg/da)

153

190

253

167

UF/kg

0.59

0.78

0.52

0.52

UF/m2

0.63

1.83

1.32

0.87

 

Horoz ibiğinin tohumlarında olduğu gibi otunda da proteinin biyolojik değeri yüksektir. Lysine içeriği %7.67 civarında olup arpa, lüpen, yonca, gazal boynuzu, mürdümük ve bazı darılardan daha yüksektir (Chernov, 1992). Özellikle A. caudatus ve A. hypochandriacus’ta sürgünlerin lysine oranı yoncadan daha fazladır (Lazanyi ve ark., 1991).

 

Yeşil aksamın mineral madde kompozisyonu incelendiğinde A. retroflexus’un yine yulafa göre daha zengin olduğu görülmektedir (Tablo 4). Nitekim bu bitkinin besin elementi muhtevası ruminantların ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli düzeydedir. Ancak yabancı ot karakteri gösteren bir çok bitkide olduğu gibi besin elementleri arasındaki oranlarda bazı dengesizlikler mevcuttur. Bu açıdan çok erken dönemlerde kullanılması sakıncalıdır. Nitrat konsantrasyonunun yüksekliği ve Ca/K oranının dengesizliği rasyonlarda yalnız kullanımını sınırlandırmaktadır.

 

Tablo. Horoz İbiği ve Yulaf Otunda Bazı Mineral Maddelerin Oranları 

Bitkiler

Ca

P

K

Mg

Al

Fe

Zn

Cu

Mn

B

Ca/P

K/Mg+Ca

NO3

Horoz ibiği

2.7

0.5

5.5

1.6

449

437

36

11

51

8

5.4

0.6

0.25

Yulaf

0.4

0.4

2.9

0.3

42

138

23

15

43

7

1.0

1.5

0.10

                                             

 

Amaranthus’ların yeşil aksamının besin kompozisyonu türler arasında büyük değişim göstermektedir. Sebze ve kaba yem olarak türlerin yapraklılığı daha fazla olduğundan besin maddesi oranları da yüksektir. (A. tricolor ve A. retroflexus, Tablo 5).

 

Tablo 5. Bazı Amaranthus Türlerinin Besin Maddeleri Kompozisyonu (%)

Özellikler

A. cruentus

A. retroflexus

A. tricolor

A. caudatus

A. spinosus

H. Protein

20.9-33.0

21.1-21.2

32.7

17.4-29.7

28.4-31.0

H. Yağ

1.58-6.7

1.58

3.5-10.6

1.0-2.8

1.8-4.5

H. Selüloz

8.6-13.1

13.1-13.5

7.0

5.4-9.2

9.4

H. Kül

16.1-21.6

20.4-22.2

-

19.3-21.0

22.1

 

Horoz ibiği kültür bitkisi olarak tarım arazilerimiz için henüz yabancı bir bitkidir. Bu nedenle bazı özellikleri ve tarımsal istekleri tam olarak bilinmemektedir. Kaba yem olarak önemli bir dezavantajı da yeşil aksamının hayvanlarca fazla tercih edilmemesi ve lezzetinin düşük olmasıdır. Ayrıca gövdeleri kuruduğu zaman odun gibi sertleşmekte hatta bazı yerlerde yakacak olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen horoz ibiği yaprakları kuru ot olarak hayvanlarca sevilerek yenmektedir. Bitkinin aksamını sıkıştırılmış yem (pelet) olarak da kullanmak mümkündür.

 

Horoz ibiğinin en uygun kullanım şekillerinden birisi silaj olarak değerlendirilmesidir. Tataristan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan gibi Orta Asya ülkelerinde İtalyan darısı (Panicum italicum) ile karışık yetiştirilip silaj yapılmaktadır. Protein ve minerallerce zengin horoz ibiği ile karbonhidratça zengin darı otu karıştırıldığında ortaya çok iyi bir silaj yemi çıkmaktadır. A. hybridus bol yapraklı silaja uygun bir türdür.

 

Karışım oluşturmak Amaranthus’ların besleme dezavantajlarını hafifletmektedir. Çünkü bu gibi bitkilerde oksalat  ve nitrat yüksekliği sığırlarda rahatsızlıklar çıkartmaktadır. Aşırı nitrat sığırlarda zehirleme yaptığı gibi şişmeye de sebep olmaktadır. Kuraklık stresi ile yetişen bitkilerde bu tehlike daha fazladır. Teksas’ta horoz ibiği meralarında otlayan koyunlar buğday ve yonca otu ile desteklenmektedir. Uzun süre horoz ibiği ile beslenen (5-10 gün) sığırlarda perirenal edema (ödem) ve toxic nephrosis oluşur. Toksik maddelerin hangileri olduğu henüz teşhis edilememiştir. Ancak oksalatlardan, nitrat birikiminden  ve fenolojik maddelerden şüphelenilmektedir. 

 

Yukarıda bahsedilen özelliklerini özetlemek gerekirse horoz ibiğinin önemli olmasını sağlayan avantajları şunlardır:

  • 1. Fotosentetik kapasitesinin yüksek olmasından dolayı verimi yüksektir.
  • 2. Hem ot hem de tohum olarak besin maddelerince zengindir.
  • 3. insan ve hayvan beslenmesinde ümitvar türlerdendir.
  • 4. Sıcak mevsim bitkisi olmasına rağmen serin iklimlere uyum sağlayan tür ve varyeteleri mevcuttur.
  • 5. Sıcak, kurak ortamlara, tuzlu topraklara dayanıklıdır.
  • 6. Bazı türleri hızlı gelişir ve erken tohum oluşturur.
  • 7. Geniş bir form zenginliğine sahip olduklarından, farklı ekolojilerde ve problemli yerlerde yetiştirilecek ekotip ve türlerinin bulunması veya özel amaçlar için ıslah edilmesi mümkündür.

 

Bunların yanında horoz ibiğinin dezavantajları da aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  1. 1. Kültürü konusunda yeterli çalışma olmadığından tarımsal istekleri henüz tam anlamıyla bilinmemektedir.
  2. 2. Bu bitkilerde değişik amaçlı ıslah formları yeterince yaygınlaşmamıştır.
  3. 3. Tohumluk ve çeşit standartları henüz belirlenmemiştir.

 

Bu bitkinin tarımında özel mekanizasyona ihtiyaç vardır.

  • Yeşil yem olarak lezzeti düşüktür.
  • Bir çok yabancı otta olduğu gibi nitrat ve oksalat birikimi nedeniyle besleme düzensizliklerine sahiptir.

 

Yetiştiriciliği

Yoğun killi, çakıllı, tuzlu-sodik topraklarda zayıf gelişme gösterir. Kumlu, kumlu-tınlı, organik ve tuzlu topraklarda iyi gelişir. En iyi gelişmesini 20-50 cm işleme derinliğine sahip kumlu-tınlı topraklarda yapar. Azotça zengin humuslu toprakları, ışıklı ve aşırı ıslak olmayan nemli ortamları sever. Kumlu toprakların göstergecisidir. Tuza dayanıklı olmaları diğer önemli bir özellikleridir. Tuza en dayanıklısı A. mantegazzianus olup bunu A. caudatus izlemektedir. Kontrol şartlarına göre 50 mM NaCl ortamında yetişen bitkiler üretimlerinin %79-87’sini gerçekleştirebilmektedir (Arkipova ve ark., 1999).

 

Horoz ibiği türleri kıraçta yetiştirilebilir. Ancak asıl üretim alanları sulanan arazilerdir. Sulandıkları zaman yılda iki biçim verebilmekte ve yıllık dekara ot üretimleri 2 ton’a yaklaşmaktadır. A. hypochandriacus, A. blitoides ve A. retroflexus sulu arazilerde daha verimli olan türlerdir. Kıraçta yetiştirildikleri zaman kısa boylu, az yapraklı olurlar ve çok erken olgunlaşırlar. Kıraç şartlardaki verimleri 300-500 kg/da civarındadır.

 

Sıcağı seven bitkiler oldukları için ekimde toprak sıcaklığının 7-8 oC’ye ulaşmasını beklemek gerekir. Ekimde dik gelişen türlerde dar (30-40 cm) sıra aralığı kullanılmalı, yatık gelişen türlerde ise sıra aralığı 100 cm’ye kadar çıkarılmalıdır (Gregorova, 1999; Rivero ve ark., 1992). 1000-tane ağırlığı       g olup dekara 250 g tohum (100 toh/m2) atılmalıdır. İyi bir tesiste m2’de 40-50 bitki bulunması uygundur (Zerfus ve Shchitov, 1999; Gregorova, 1999).

 

Amaranthus’ların suksesyonu erken olur. Terk edilmiş alanlarda çabuk gelişir ve besin elementlerini kullanarak etrafındaki bitkilere avantaj sağlar. Mart ayında sürülüp bırakılan alanlarda Mayıs ayından itibaren dominant hale gelir. Kendi haline bırakılan alanlarda 5-15 yıl kaybolmaz. Çok yıllık bitkilerin yerleşmesi ile toprak işleme de yapılmayınca vejetasyondan çekilir. ABD’de 1943 yılında gerçekleşen kuraklıkta Kansas ve Nebraska’da prairie alanlarında rüzgar yardımıyla oluşan sedimentasyon yardımıyla oluşan boşluklarda yetişmeye başlamıştır. Normalde prairie alanlarında bulunmayan bu bitki kuraklık sonrası buğdaygillerin geri dönmesiyle kaybolmuştur.

 

Horoz ibiği azotlu gübreye büyük tepki gösterir. Dekara 6-9 kg N uygulaması verimlerin yüksek olmasını sağlamaktadır. Ancak horoz ibiğinde NO3 birikim riskinden dolayı yüksek dozda azot kullanımından kaçınmak gerekir (Zerfus ve Shchitov, 1999; Ozhiginova ve ark., 1999). Amaranthus’ların sıcak mevsim bitkisi olduğu da düşünülürse yaz aylarında NO3 birikiminin daha fazla olması beklenir. A blitoides’te nitrat oranı kuru maddenin %2.57’sine ulaşabilmektedir.

 

Nitrat birikimine karşı azotlu gübre uygulamaları dikkatli yapılmalıdır. Bunun yanında protein sentezine gerekli diğer besin elementleri de (P gibi) uygulanabilir. Sebze olarak kullanılan türlerin haşlanarak yenmesi daha güvenlidir. Kaba yem olarak kullanımlarda ise karışım oluşturmak tavsiye edilir. Horoz ibiği türleri mısır, sorghum, sudanotu, yulaf, fiğ ve Brassica’larla karışık yetiştirilebilir. Bu gibi karışımlar silajlık kullanıma çok uygundur. Mısır ile yapılan karışımlar silajda besin elementleri kaybını azaltmaktadır (Pobednov ve ark., 1999).

 

Biçim zamanı ile ilgili çalışmalar bitkilerin ekildikten sonra 8-10 haftada biçilebileceğini göstermektedir. Bitkiler kuru ot olarak değerlendirilecekse gövdelerin kalınlaşıp sertleşmesine izin verilmemelidir. Ot için salkım gösterme (Vetter ve Scocs, 1991) veya çiçeklenme başlangıcında (Uros ve ark., 1987) yapılmalıdır. Silaj için ise süt olum döneminde biçim uygundur (Pobedov ve ark., 1999). Sebze olarak kullanılan türlerde 40-45 günlük bitkilerin toplanması uygun görülmektedir.

 

İlk biçim yapılırken biçim yüksekliğine dikkat etmek gerekir. Biçimde 10-12 cm anız yüksekliğinin bırakılması ve uygun dönemde biçilmesi tesisteki zayıflamanın yavaşlamasına ve tabanda daha yüksek oranda sürgün oluşmasına yardım eder.

 

Tohum Üretimi

Tohum üretimi için daha çok kullanılan türler A. cruentus, A. mantegazzianus ve A. hybridus gibi türlerdir. Sulak yerlerde tohum olgunlaştırma için 4 aylık bir periyoda ihtiyaç vardır. Tohum tipleri hem kendine hem de yabancı tozlaşan bitkilerdir. Rüzgarla tozlaşma genellikle ön plana çıkmakla birlikte çiçek salkımları renkli olanlarda arılar da etkilidir. Uygun tarımsal tekniklerin kullanılması ile A. hypochandriacus’tan dekara 1440 kg kuru ot ve 270 kg tohum verimi alınmaktadır (Kaul ve ark., 1999).

 

Horoz ibiğinin tane verimi oldukça yüksektir. Normal bir bitki binlerce tohum oluşturur. Çok küçük boy da bile tohum bağlayabilmektedir. Yabancı ot olarak biçildiği arazilerde salkım çıkartmışsa kuruma esnasında tohumlarını olgunlaştırabilmektedir. Tane verimi tür ve çeşitlere göre 15-388 g/da arasında değişir. A. caudatus tohum verimi en yüksek türlerden birisidir (331 kg/da Lazanyi ve ark., 1991).

 

Bir defa tesis olduğunda arazilerden sökülüp atılması çok zordur. Mannitoba’da 4 yıllık ilkbahar periyotlarında yapılan bir survey çalışmasında 83 adet yıllık yabancı ot türü belirlenmiş ve horoz ibiği bunlar arasında en yaygın 3. dikotiledon tür olmuştur. Kansas’taki bir çalışmada ise toprak rezervleri en fazla olan bitki olarak tespit edilmiştir. Yabancı ot karakteri gösterdiği tarlalarda herbisitlerle veya toprak işleme ile mücadelesi yapılabilir. Toprağın sürülerek havalandırılması, tohumların ışığa maruz kalması, yüksek toprak sıcaklığı tohumlardaki çimlenmeyi teşvik ettiğinden topraktaki stokların azalmasına yardımcı olmaktadır.

 

Bozulmamış ve toprak işlemesi yapılmamış alanlarda tesis olamaz. Ama açıklık alan bulursa gelişebilir. Topraktaki tohumlar büyüme sezonunda rutubet buldukları zaman çimlenebilir. Hasat zamanı tohumların %94’ü canlılıklarını kazanmışlardır. Toprağa gömüldükten 6 ay sonra %7 canlılık gösterirler. Ancak kuru ve serin ortam olursa canlılıklarını %90’ın üzerinde devam ettirirler. Bazı tohumlar 8 haftalık mayalanma (silaj) ya da 24 saatlik rumen sindiriminden canlı çıkabilmektedir.

Konu Ekleri

x
Aklınıza bir soru mu takıldı ? Siz sorun uzmanlarımız cevap versin!

Güvenlik Kodu : 67085

(Güvenlik kodunu bu kutucuğa yazın!)

Burçak Yetiştiriciliği

Burçak Yetiştiriciliği

Burçak Yetiştiriciliği Burçak kökü dik ve esmer renkte, sapları köşeli ve 25-30 cm boyunda, çalı manzarasında, yaprağı 8-10 çift yaprakçıktan müteşekkil ve nihâyetleri sülüklü, çiçeği sarımtrak beyaz renkte, dâneleri çok küçük, köşeli, ...

Chenopodiaceae (Ispanakgiller)

Chenopodiaceae (Ispanakgiller)

CHENOPODİACEAE (Ispanakgiller) Genellikle otsu bir veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları basit ve tamdır. Çiçekler küçük olup gövde üzerinde salkım meydana getirirler. Çanak yapraklar yeşil renkli, 2-5 adet olup, taç yapraklar yoktur....

Zehirli Bitkiler Listesi

Zehirli Bitkiler Listesi

Zehirli Bitkiler Listesi Tüm bitkiler avcılara karşı koruma amaçlı olarak bir miktar toksin içerirler (düşünün, elma çekirdeği bile bu toksinleri içeriyor). Bizim listemizdeki bitkilerde bulunan toksin oranı, bizi bazen saatler içerisin...

Yonca Tarımı

Yonca Tarımı

Yonca Tarımı Yonca çok yıllık bir yem bitkisi olan yonca, iyi besleme özelliği ve yüksek veriminden dolayı yem bitkilerinin kraliçesi olarak adlandırılır. Yonca otu diğer yem bitkilerine oranla protein, vitamin ve mineral maddece zengin...

Acı Bakla Yetiştiriciliği

Acı Bakla Yetiştiriciliği

Acı bakla Yetiştiriciliği – Lupinus Acı bakla (Lupinus), baklagiller (Fabaceae) familyasından, 200 kadar türübitki cinsi. 3000 yıl önce bazı türlerinin tarımına başlanmıştır. Çiçekleri dik salkımlar şeklinde kümelenmiştir, 30-120 ...

Rumex (Labada, Kuzukulağı)

Rumex (Labada, Kuzukulağı)

Rumex sp. (Labada, Kuzukulağı) Tek yıllık veya çok yıllık otsu bitkilerdir. Yaprakları alternatif dizilmiştir, boğumlarda tüpsü okrealar gelişmiştir. Çiçekler uniseksual veya tek eşeylidir. Meyveler üçgen bir nut’tur. Rumex’...

Çayır Mera Ve Yem Bitkileri Ders Notları

Çayır Mera Ve Yem Bitkileri Ders Notları

Çayır Mera Ve Yem Bitkileri Ders Notları Yem bitkileri farklı biçimlerde tanımlanabilmektedir. Genis bir tanımlamayla hayvansal ürün elde etmek amacıyla yetistirilen ot obur çiftlik hayvanlarının yasayabilmeleri ve kendilerinden beklen...

KULLANICI GİRİŞİ

Kullanıcı Adınız

Şifreniz

Üye Ol Şifremi Unuttum

SİTE İSTATİSTİKLERİ
  • Konular (4.435)
  • Resimler (5.663)
  • Dokümanlar (1.934)
  • Üyeler (15.739)
WWW.SORHOCAM.COM

Başka yerde arama, tarıma dair aradığınız her ne varsa burada! Tarım Haberleri, bitki hastalıkları, zararlıları, gübreleme, ilaçlama ve daha fazlası...