• notifications1
  • menü

Bugün : 28 Temmuz 2021 Çarşamba

Toksikoloji kelime olarak “zehir bilimi”’dir. Bu yüzyılın başına kadar yeterli olan bu tanım, özellikle son 40-50 yılda bilim ve teknolojideki hızlı gelişmenin toksikoloji bilimine de yansıması sonucunda yetersiz kalmıştır. “Toksikoloji, kimyasallar ile biyolojik sistem arasındaki etkileşmeleri zararlı sonuçları yönünden inceleyen bilim dalıdır” veya “toksikoloji kimyasalların zararsızlık limitlerini belirleyen bilim dalıdır” şeklindeki tanımlar toksikolojinin günümüzdeki işlevini daha kolay anlatabilmektedir. Ancak toksikolojinin, tanımlayıcı toksikoloji, klinik toksikoloji, çevre toksikolojisi, endüstri toksikolojisi, adli toksikoloji, analitik toksikoloji ve ekotoksikoloji gibi alt dalları düşünüldüğünde her dalın işlevine göre ayrı ayrı tanımlar getirilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. 

 

16.Yüzyılda Paracelsus’un (1493-1541) zehiri tanımlarken kullandığı “her madde zehirdir. Zehir olmayan madde yoktur; zehir ile ilacı ayıran dozdur” şeklindeki ifade, bugünkü modern toksikolojinin de çıkış noktasıdır. Her kimyasalın doza bağımlı olarak toksik etki gösterebilmesi gerçeği toksikolojinin uğraş konusunu ilaç, kozmetik, tarım ilacı, gıda katkı maddeleri, ev temizlik malzemesi ve endüstriyel kimyasallar olarak çok geniş bir alana yaymaktadır. Bütün bu kimyasallara, organizmaya yabancı anlamına gelen “ksenobiyotik” adı da verilmektedir. 

 

Bu yüzyılın başına kadar kullanılan kimyasalların sayısı birkaç bin ile sınırlı idi. Bu kimyasalların büyük bölümünü de bitkisel, hayvansal ve mineral kaynaklı doğal maddeler oluşturuyordu. 20.yüzyılda organik kimya biliminde dolayısıyla kimya endüstrisindeki hızlı gelişme, kullanılan kimyasalların sayısını hızla arttırmıştır. Bugün büyük bölümü sentetik olmak üzere 80.000’in üzerinde kimysal madde çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Bu kimyasalların başlıcaları; ilaç aktif maddesi (4.000), ilaç yardımcı maddesi (2.000), kozmetik (3.000), gıda katkı maddesi (2.600), tarım ilacı (1.500) ve endüstriyel kimyasal (48.000) olarak dağılım göstermektedir. Kullanılan kimyasallara her yıl 1.000 yeni kimyasalın eklendiği hesaplanmaktadır. Sayısal artışın yanı sıra miktar olarak da hızlı bir artış söz konusudur. 

 

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’ın verilerine göre Dünya kimyasal madde üretimi 1950 yılında 7 milyon ton iken, bu rakam 1970 yılında 63 milyon tona ve 1985 yılında 250 milyon tona yükselmiştir. Bugün bu rakamın 400 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir. Kimyasal kullanımındaki bu hızlı artış toplumsal kemofobi olarak adlandırabileceğimiz bir gelişmeyi beraberinde getirmiştir. Kemofobinin oluşmasında kimyasal madde kullanımındaki artışın yanı sıra kimyasalların yol açtığı trajik olayların da rolü büyüktür. 1960’ların başında Talidomit adlı sedatif ilacın yol açtığı 10.000’den fazla malformasyonlu doğum, bu trajik olayların başında gelir.

 

Talidomit faciası boyutunda olmasa dahi ilaçların yol açtığı çok sayıda epidemik olay kimyasallardan korkuyu besleyen önemli faktörler olmuştur. Kimyasalların yarattığı çevre sorunlarının anlaşılması da 1960’lı yıllarda hız kazanmıştır. Rachel Charson’ın 1962 yılında yayınlanan Sessiz Bahar (Silent Spring) isimli kitabı toplumsal kemofobinin oluşmasında önemli etkenlerden biri olarak kabul edilmektedir.

 

Bu kitapta yer alan “insan nesli, Dünya tarihinde bugüne kadar görülmemiş bir şekilde döllenmeden ölüme kadar olan süreçte her an zararlı kimyasalların tehditi altındadır” şeklindeki genellemeler, daha sonraki yıllarda konuya tek yönlü yaklaşımı nedeniyle eleştirilse dahi, kitabın yayınlandığı yıllarda kimyasallara karşı gelişen korkunun önemli bir kaynağı olmuştur. Bir yandan kimyasalların yarattığı tehlikeler diğer taraftan modern yaşamın sürdürülmesinde bunların artan miktarlarda kullanılma gerekliliği kimyasalların  üretim öncesi ve sonrası zararsızlık limitlerini belirleyen bir bilim dalı olarak toksikolojinin önemini arttırmıştır.

 

Bilim ve teknolojide özellikle son 30-40 yılda yaşanan hızlı gelişme toksisite olarak adlandırdığımız, kimyasalların organizmada oluşturduğu hasarın belirlenmesi ve toksisite mekanizmalarının  hücresel, biyokimyasal ve moleküler düzeyde aydınlatılmasında da yardımcı olmuştur. Her gelişen bilim dalı gibi toksikoloji de alt-dallara ayrılarak gelişmesini sürdürmektedir. Uygulama alanları dikkate alındığında bu alt-dallar aşağıda belirtildiği gibi isimlendirilebilir. 

 

 

1. Tanımlayıcı (Deskriptif) Toksikoloji

Deney hayvanlarında yapılan toksisite testlerini kullanarak bir kimyasalın toksikokinetiğini ve toksisite profilini ortaya çıkartan bilim dalı “tanımlayıcı (deskriptif) toksikoloji” olarak adlandırılır. 

 

2. Klinik Toksikoloji

Kimyasal maddeler, ilaçlar ve toksinler tarafından oluşturulan hastalıkların araştırılması, eğitimi, önlenmesi ve tedavisi konularında faaliyet gösteren bilim dalıdır.

 

3. Çevre Toksikolojisi

Su, hava, toprak ve gıdalardaki kimyasal kirletici yükünün hızla arttığının anlaşılması çevre toksikolojisinin önemli bir bilim dalı olması sonucunu getirmiştir. Çevre toksikolojisi çevrede bulunan kimyasal kirleticilerin insan sağlığı üzerinde yaptığı hasarı inceler.

 

4. Endüstri Toksikolojisi

Toksikolojinin işyerlerinde karşılaşılan kimyasallarla ilgili olarak işçi sağlığının korunması konusunda faaliyet gösteren dalıdır. 

 

5. Adli Toksikoloji

Zehirlerin suç unsuru olarak kullanılmaları binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Günümüzde bağımlılık yapan maddeler de dahil olmak üzere adli tıbbın konusuna giren zehirlenme olaylarında adli toksikologlar, analitik toksikoloji yöntemlerini kullanarak vücut sıvı ve dokularında yaptıkları analizler ile adalete ışık tutmaktadırlar.

 

6. Analitik Toksikoloji

Kimyasalların vücut sıvı ve dokularından analizini konu alan bilim dalıdır. Aletli analiz yöntemlerindeki hızlı gelişme çok düşük derişimlerin dahi analizine imkan sağlamıştır. Analitik toksikoloji yöntemleri toksikolojinin tüm alanlarında kullanılan yardımcı yöntemlerdir.

 

7. Ekotoksikoloji

Çevredeki kimyasalların zararı yalnızca insana bağlı değildir. Çevredeki hayvanlar ve bitkiler de bu kimyasallardan zarar görmektedir. Yeni bir dal olan ekotoksikoloji çevredeki kimyasallar ile hayvanlar, bitkiler ve diğer canlılar arasındaki etkileşmeleri zararlı sonuçları yönünden inceler.

x
Aklınıza bir soru mu takıldı ? Siz sorun uzmanlarımız cevap versin!

Semih

(5 yıl önce)

Tşklrrrrrrrrr.

Çiğdem

(5 yıl önce)

 Çevre Toksikolojisi'ni biraz daha açabilir misiniz?

Güvenlik Kodu : 56799

(Güvenlik kodunu bu kutucuğa yazın!)

Hububat Zararlıları

Hububat Zararlıları

HUBUBAT ZARARLILARI Dosyayı indirmek için linkin üzerine gelip hedefi farklı kaydet diyebilirsiniz. Süne ( Eurygaster integriceps ) Süne ( Eurygaster maura ) Süne ( Eurygaster austriaca ) Kımıl ( Aelia spp. ) Ekin Ba...

Cevizde Görülen Hastalık Ve Zararlılar

Cevizde Görülen Hastalık Ve Zararlılar

CEVİZ HASTALIK VE ZARARLILARI Bakteriyel Kanser Ve Zamklanma (Pseudomonas Syringae Pv. Syringae) Armillaria Kök Çürüklüğü Hastalığı (Armillaria Mellea) Ceviz Antraknozu Hastalığı (Gnomonia Leptostyla) Kök Uru (Agrobacterium Tum...

Bakteriyoloji Ders Notu

Bakteriyoloji Ders Notu

Bakteriyoloji Ders Notu Mikroskobun keşfinden sonra bakterilerin hastalık yaptığı ilk kez 1876 yılında Pasteur ve Robert Koch tarafından bildirilmiştir. Bu araştırıcılar Bacillus antrachnis isimli bakteriyel etmenin hayvanlarda antrax (...

Zararlılara Karşı Biyolojik Mücadele

Zararlılara Karşı Biyolojik Mücadele

BİYOLOJİK MÜCADELE Doğadaki canlıların popülâsyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir. Kültür bitkilerindeki zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. İşte, bu canlılar zararlıları bas...

Pestisitlerin İnsan Ve Çevre Üzerine Etkileri

Pestisitlerin İnsan Ve Çevre Üzerine Etkileri

Pestisit deyimi, insektisit (böcek öldürücü), herbisit (yabani ot öldürücü), fungusit (küf öldürücü), rodentisit (kemirgen öldürücü) vb. şeklinde sınıflandırılan kimyasal maddelerin tümünü kapsamaktadır. Pestisitler, etkili maddelerinin ...

Biktilerde Azot Noksanlığı Ve Fazlalığı

Biktilerde Azot Noksanlığı Ve Fazlalığı

Biktilerde Azot Noksanlığı Ve Fazlalığı Toprağı oluşturan materyalde azot bulunmadığı için, ayrıca atmosferden toprağa geçmiş olan azot da toprak da iyi bir şekilde depolanma kabiliyetinde olmadığı için, toprakların azot içerikleri gene...

Yabancı ot nedir?

Yabancı ot nedir?

1. Yabancı ot nedir? Basit bir tanımla insanoğlunun istemediği yerde yetişen, yararından çok zararı olan bitkiler yabancı ot olarak adlandırılır. 2. Dayanıklılık nedir? Genel anlamda canlıların, kimyasal maddelerin fitotoksik etkiler...

KULLANICI GİRİŞİ

Kullanıcı Adınız

Şifreniz

Üye Ol Şifremi Unuttum

SİTE İSTATİSTİKLERİ
  • Konular (4.435)
  • Resimler (5.663)
  • Dokümanlar (1.876)
  • Üyeler (16.026)

WWW.SORHOCAM.COM

Başka yerde arama, tarıma dair aradığınız her ne varsa burada! Tarım Haberleri, bitki hastalıkları, zararlıları, gübreleme, ilaçlama ve daha fazlası...

Copright 2011 - 2021