• notifications1
  • menü

Bugün : 16 Nisan 2021 Cuma

Zeytin Tarımı

Ülkemizde ticari anlamda zeytin yetiştiriciliği Ege, Marmara ve Akdeniz Bölgelerinde yapılmaktadır. Son yıllarda zeytinyağının insan beslenmesindeki öneminin daha iyi anlaşılması sonucu, zeytin yetiştiriciliği önemli bir gelir kaynağı haline gelmiştir.

 

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Zeytin kışları ılık ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kurak geçen iklim koşullarında yetişebilen tipik Akdeniz bitkisidir. Yaklaşık olarak 2 ay kadar süren dinlenme periyodu içinde 10 C den daha düşük hava sıcaklıkları çiçek tomurcuklarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Bazı zeytin çeşitleri kış mevsiminde sıcaklığın daha düşük olduğu bölgelere adapte olmuştur ancak, bu koşullar altında çiçeklenmenin azaldığı gözlenmiştir. Zeytin, dinlenme periyodu boyunca 6 C ye kadar olan kısa süreli donlara dayanlıklı olmakla birlikte, bitkinin meyve oluşumu aşamasında meydana gelebilecek donlar özellikle yağlık çeşitleri etkilemektedir.

 

Yüksek hava sıcaklıkları ve kuru rüzgar meyve tutum yüzdesinin azalmasına, genç meyvelerinin dökülmesine ve ağaçta kalanların ise kuruyarak büzülmesine neden olmaktadır. Zeytin derin, hava kapasitesi yüksek ve drenajı iyi olmak koşuluyla, verimliliği düşük topraklarda bile ürün vermektedir. Suyla doygun toprak koşullarında ise oksijen eksikliği ve mantari hastalıkların artması söz konusudur

 

GÜBRELEME

Zeytin yetiştiriciliğinde yüksek verim ve kalite, diğer kültürel uygulamalar yanında doğru ve dengeli gübreleme ile sağlanır. Zeytin ağaçları çok yıllık bitki olması yanında bir yıl ürün verip, bir yıl vermeme özelliği gösterir. Bu nedenle toprak özellikleri ve toprakta mevcut besin maddelerinin durumu kadar, zeytin ağacının yaşı ve çeşidi (yağlık, sofralık, salamuralık) dikkate alınarak gübreleme yapmak gerekir.

 

Böylece;

  • Ağaç başına yüksek verim alınır.
  • Ürün kalitesi yükseltilir.
  • Ağacın hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığı arttırılır.
  • Ağaçlar soğuk ve kuraklığa karşı dayanıklı hale gelir.
  • Periyoditize azaltılır.

 

ÖNERİLER:

Zeytinliklerimizin genellikle meyilli arazilerde yer alması ve bakım tedbirlerinin tam olarak uygulanmaması gibi nedenlerle beslenme problemlerine sık rastlanmaktadır. Zeytin ağaçları diğer meyve türlerine oranla olumsuz koşullara daha dayanıklı olmakla beraber verim ve kalite düşmesi gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.


Beslenme problemleri olarak tanımlayabileceğimiz durumlar;

  1. Besin elementlerinin noksanlığı
  2. Besin elementlerinin fazlalığı
  3. Besin elementleri arasındaki dengesizliklerdir.

 

En çok karşılaşılan sorunlar; noksanlıklar ve besin element dengesizlikleri olup, fazlalıklara oldukça az rastlanmaktadır. Zeytin ağaçları da, diğer bitkiler gibi uygun beslenme koşullarında normal ve sıhhatli bir gelişme gösterirler. Fakat gerek besin maddelerinin ortamda yokluğu, gerekse ortamda mevcut olduğu halde çeşitli faktörlerin alım üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle bitki normal bir gelişme gösteremez.

 

Toprakta azot/potasyum dengesinin bozulması, zeytinde olgunlaşmayı geciktiren nedenlerdendir. Bazen aşırı azotlu gübre kullanımıyla bu denge yitirilir. Farklı gübre miktarları, bu bitki besin maddelerinin birbirine oranlarını değiştirip üretimi etkiler. Sözgelimi, önemli düzeyde fosfor eksikliği; azot, magnezyum, kalsiyum ve bor miktarlarında düşüklüğe yol açar. Fosfor eksikliği zeytin yapraklarını küçük bırakır, zeytinde yeşilimsi mor bir renk oluşturur. Fosforun yüksek olduğu zamanlarda da, bor eksikliğine rastlanabilir. Potasyumlu gübreler zeytin ağaçlarını kuraklığa, soğuğa, mantar hastalıklarına karşı dirençli kılar.

 

Zeytinliğin yeni yapılmış olmasına, zeytin ağacının yaşına ve verim durumuna göre besin maddesi ve gübre ihtiyacı aşağıda verilmiştir.

Yeni Tesis: Dekara 100 Kg. TSP, 60 Kg. P.Sülfat derin toprak işlemesi sırasında verilir.

 

Ağaç Başına Saf Besin Maddesi (Gram)

Ağaç Başına Gübre (Gram)

N

P205

K20

15.15.15 Kompoze

CAN

Gelişme Dönemi

1. Yaş

45

45

45

300

-

2. Yaş

85

60

60

400

100

3. Yaş

155

105

105

700

200

4. Yaş

210

135

135

900

300

5-7 Yaş

355

225

225

1.500

500

7-10 Yaş

480

300

300

2.000

700

Verim Dönemi

30-40 Kg./Ağaç Verim

580

375 '

375

2.500

800

40-60 Kg./Ağaç Verim

680

450

450

3.000

900

60-80 Kg./Ağaç Verim

780

525

525

3.500

1.000


 
Gübrelerin Uygulama Şekilleri:

v AZOTLU GÜBRELER ağacın kök boğazına yaklaşmayacak şekilde ağaç tacı altına serpilip ,toprağa karıştırılmalıdır.

v FOSFORLU VE POTASYUMLU GÜBRELER ,ağaç tacı hizasında açılacak 15-20 cm. derinliğindeki banda veya kireçli ve killi olmayan topraklarda taç izdüşüm hizasında verilip, diskaro ile toprağa karıştırılmalıdır.

 

SU GEREKSİNİMİ

Zeytin hep yeşil bir bitki olduğundan, bütün yıl boyunca su tüketir. Zeytin genellikle yıllık yağış ihtiyacı 400-600 mm dir. Yüksek verim için 600-800 mm lik yağışa ihtiyaç vardır.
Zeytinin su gereksinimine en çok duyduğu zaman yaz aylarıdır. Yaz aylarında gereksinim duyduğu ve bu gereksinim iklim, çeşit, fizyolojik koşullar (toprak kliması) ve plantasyon durumuna (özelikle ağaç sıklığı ve budama ) bağlı olarak değişiklik gösterdiği vurgulanmaktadır.


Zeytin yetiştirilen ülkelerde çeşitli araştırıcılar tarafından su tüketimi belirlemek amacıyla potansiyel evapotranspirasyon baz alınarak yapılan araştırmalar, zeytinde aktüel evapotranspirasyon potansiyel evapotranspirasyon %60-70’i civarında olduğunu ortaya koymuştur.


Zeytinin su gereksinimi; gelişmenin başlangıcı ve somak oluşumunda 186 mm, çiçeklenme aşamasında 50 mm, meyvelerin büyüme aşamasında 378 mm, meyvelerin olgunlaşma aşamasında ise 150 mm olmak üzere, toplam 764 mm olarak saptanmıştır.


SULAMA

Hızla artan Dünya nüfusunun yiyecek ve giyecek gereksinimlerinin karşılanmasında, modern tarım teknikleri yanında, sulu tarım önemli bir ter tutmaktadır. Ancak , günümüzde nüfus ve sanayideki artış ile birlikte içme, kullanma ve endüstriyel amaçlı su kullanıma da giderek artmakta ve tarımsal kaynaklı su kullanımını ile büyük rekabet yaşanmaktadır. Hatta bazı bölgelerde ve yıllarda yaşanan kirlilik ve kuraklık gibi nedenlerle tarımsal amaçlı su kaynakları tamamen yok olabilmektedir. Sorunun çözümüme yönelik ilk olarak tarımsal amaçlı kullanılan suyu bilinçli ve tekniğine uygun olarak yapmak gerekir. Genel anlamda sulama, optimum bitki gelişimi yönünden gereksinim duyulan ve doğal yolla karşılanamayan suyun uygun zamanda ve miktarda, yapay yollarla bitki kök bölgesine verilmesidir.
 


SULAMANIN YARARLARI

Gereksinim duyulan sulama suyunun bitki kök bölgesinde depolanması ile bitki su ihtiyacının karşılanması, böylelikle de devamlı ve kararlı bir bitki yetiştiriciliğinin yapılmasıdır.Bunun yanı sıra topraktaki fazla tuzun yıkanmasını sağlar, mevcut taban taşını yumuşatır, toprak ve bitki civarındaki havayı serinletir ve özellikle ticari gübreler su ile birlikte toprağa verilir

 

ZEYTİNDE SULAMA

Sulamanın zeytincilikte çok eskiden beri uygulanan ve etkinliği şüphe götürmeyecek bir kültürel işlem olduğu ve bu konuda yapılan araştırmalardan elde edilen bulgulara göre, günümüzde zeytin sulamasının ekonomik olmayacağı görüşünün de artık terk edildiği gerçektir. Nitekim, ülkemizin zeytin yetiştirilen bölgelerinde yapılan gözlemlere göre de kurak geçen yaz aylarında düşen yağışların istenileninden az olması sebebiyle birkaç uygulanan sulamanın , sulanmayan koşullara oranla verimde büyük bir artışın olduğu gözlenmiştir. Öte yandan, zeytinde iyi ve düzenli bir sulama programı uygulanması sonucu elde edilecek yararlar yıldan yıla kendini gösterecektir ve aynı zamanda ağaçların üretken ve sağlıklı kalmasını sağladığı, yetersiz bir sulamanın ise verim düşüklüğüne, kalitede bozulmaya ve ağaçları bodurlaştırdığı belirlenmiştir.


SU VERİM İLİŞKİSİ

Yarı tropik iklim koşullarında kış aylarında yararlanarak yetiştirilen zeytinin gelişme periyodu içinde yapılması gereken kültürel işlemlerin uygulanma zamanlarını da içeren yıllık gelişim döngüsü şekil 1’de görülmektedir.

 

ZEYTİN AĞACININ ÜRETİMİ VE BÜYÜMESİ ÜZERİNE SU STRESİNİN ETKİLERİ

Fenolojik Olay

Dönemi

Su Stresinin Etkisi

Sürgün büyümesi

Genelde kışın geç döneminde yaz başlangıcında ve sonbahara kadar

Sürgün büyümesini azaltır.

 

Çiçek tomurcuğunun oluşumu

Şubat-nisan

Çiçek tomurcuğu azalır.

Çiçeklenme

Nisan-mayıs

Çiçeklenmesi tamamlanamazı

Meyve tutumu

Mayıs-haziran

Düşük meyve tutumu, periyodisitenin artması

Meyve büyümesi

Haziran temmuz

Hücre bölünmesi azaldığı için meyve hacminin küçülmesi

Meyve genişlemesi

Ağustos-hasat

Hücre uzamasının azalmasına ve meyvenin küçülmesi

Yağ birikimi

Eylül-hasat

Meyvede yağ içeriğinin azalması

 

Yarı tropik bölgelerde zeytinin kök bölgesinde kış yağışlarından ötürü depolanmış durumunda bulunan su, genellikle yaz mevsiminin büyük bir bölümünde bitki için yeterli olabilmektedir.. ancak, yüksek verim için,bitkinin çekirdek sertleşmesi aşamasından başlayarak meyve oluşumu aşamasının sonuna kadar olan periyot içinde suya gereksinim vardır. Meyve oluşumu aşamasında toprakta yeteri kadar suyun bulunması meyve büyüklüğünü ve et/çekirdek oranı artmakta, buna karşılık renk değişiminin gecikmesine ve olgunlaşma periyounun uzamasına neden olmaktadır. Yağlık çeşitlere oramla et/çekirdek oranının daha yüksek olması istenen sofralık zeytinlerde bitkinin meyve oluşumu aşamasında daha fazla suya gereksinimi vardır.

Kış yağışlarının yetersiz olduğu yarı tropik iklim koşullarında zeytinin çiçeklenme aşamasında da suya gereksinim vardır. Söz konusu gelişim aşamasında topraktaki su eksikliği çiçek ve meyve dökümünün artmasına neden olabilir. Bunun için, çiçeklenme aşamasında sulamanın azot alınımını kolaylaştırması nedeniyle, bu gelişim aşamasının başlangıcında sulama yapılması önerilmektedir, yani zeytinin suya en duyarlı olduğu zaman çiçeklenme ve çekirdek sertleşmesi aşamalarıdır. Nitekim yapılan çalışmalar bunları desteklemektedir.


Zeytinin aktif gelişme periyodu boyunca uygulanan yeterli bir sulama programı periyodisiteyi azaltma eğilimindedir. İlkbahar mevsiminde topraktaki su eksikliği aktif gelişmeyi olumsuz yönde etkilemekte ve o yılın yanında belki de gelecek yılın ürün miktarında bir azalmaya neden olmaktadır.


Aşırı miktarda su uygulamasıyla meydana gelen toprak ıslaklığı ve dolasıyla yetersiz havalanma köklerin çürümesine ve bunun sonucu olarak topraktan yeterli miktarda su alınamamasına, ayrıca sık yapraklanmaya, kısa boylu ve ensiz yaprakların oluşmasına neden olur ki, bütün bu olumsuz etkiler verim ve kaliteyi düşürür. Sulama suyunun kıt olduğu koşullarda, daha küçük bir ekim alanının su gereksinimini en üst düzeyde karşılamak yerine, kısıtlı su uygulamasına gidilerek su kaynağını daha geniş bir alandaki bitkilerin sulanmasına yöneltmek ve böylece toplam üretimi artırmak tercih edilmelidir.
 

KÖK GELİŞİMİ VE SU ALIMI

Zeytin ağaçlarının kök sistemi dikimden 3-4 yıl sonra saçak şeklini alır ve zamanla giderek gelişme gösterir. Hava kapasitesi düşük ağır bünyeli topraklarda toprak yüzeyine yakın yerlerde kökler , hafif bünyeli topraklarda daha derinlerde bulunur. Yan kökler 12 m uzaklığa kadar gidebilir. Böylece ağaçlar besin elementleri ve su kullanımı yönünden büyük bir toprak hacminden yararlanır. Kökler toprak profilinin 0,8-1,0 m derinliliğinde bulunmasına karşın,1.2-1.7 m derinliğine kadar olan toprak suyunu alabilmektedir.



SULAMA PROGRAMI

Kış yağışlarının 500 mm civarında olduğu zeytinlik yörelerde sulamalar, çekirdek sertleşmesi aşamasında ve bu aşamadan sonra olmak üzere 2 kez uygulanır. Kış yağışlarının yetersiz olduğu durumlarda ise sulamalar erken ilkbaharda çiçek tomurcuğu farklılaşma aşamasında, erken yazda çiçeklenme aşaması başlangıcında ve özellikle çekirdek sertleşmeye başladığı meyve oluşum aşamasında olmak üzere 3 kez yapılacağı gibi, keza bir şekilde a)çiçeklenmeden2-3 hafta önce, b)meyveler normal büyüklüklerinin 1/3 üne ulaştığında ve c) meyveler tam iriliği aldığında da yapılabilir.

 

VERİM VE KALİTE

Sulanan zeytin ağaçlarının meyveleri yüksek oranda yağ içeriği düzeyine, sulanmayanlarınkine oranla daha fazla zaman süresi içinde ulaşırlar. Keza , sulanan ağaçların meyvelerinde yeşilden siyaha dönüm sulanmayanlarınkine oranla daha çok zaman alır. Sulanmayan ağaçlardaki taze meyvelerin yüzde yağ içeriği değerleri sulananlara oranla daha yüksek olma eğilimdedir, fakat kuru madde yüzdesi olarak yağ içeriği değerlerinde az bir farklılığın olduğu belirtilmektedir. Aslında, sulamanın yüzde yağ içeriğine olan etkisi üzerinde kesin bir şey söylememekte ve bu konuda bazı araştırıcılar yağ yüzdesini düşürdüğünü, bazıları yükselttiğini, bazıları yağ oranının belirgin bir parametre olmadığını vurgulamaktadır. Konu hakkında araştırmalar devam etmektedir. Sulu koşullarda iyi bir ticari verim ağaç başına ortalama 50-65 kg olmakla birlikte 100 kg’a kadar çıkabilmektedir.

 

ZEYTİN AĞAÇLARINI KURAKLIKTAN KORUMAK İÇİN

  • 1-Toprak işleme derin yapılmamalı
  • 2-İlkbaharda ağaçların altında yabancı otlar toplanmalı
  • 3-Tek yönlü gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
  • 4-Kurak sorun olduğu yerlerde ağaçlar alttan taçlandırılmalıdır.
  • 5-Budama ile gereksiz dallar kesilerek ağaçtan uzaklaştırılmalıdır.
  • 6-Kesinlikle ara ziraatı yapılmalıdır.
  • 7-Yeşil gübre olarak bitkiler erkenden sürülerek toprağa verilmelidir.


SULAMA ZAMANININ BELİRLENMESİ

1-Bitkilerin görünüşüne göre sulama zamanının belirlenmesi

  • a)yaprakların pörsümesi
  • b)yaprakların solması
  • c)gelişmenin yavaşlaması

 

2-Toprak neminin çeşitli yöntemlerle belirlenmesi

  • a) Gravimetrik metot
  • b) Bouyoucus alçı blokları
  • c) Tansiyometre ile
  • d) Nötron metre ile
  • e) His yöntemi ile
     

ZEYTİNİN SULANMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER

Sulama yöntemi deyimi kaynaktan tarla parseline kadar getirilen suyun bitki kök bölgesine veriliş biçimini tanımlar. Sulama suyunun toprağa verilmesinde kullanılan belli başlı yöntemler,yüzey, basınçlı, ve sızdırma sulama yöntemleri olmak üzere üç grupta toplanabilir.
 

SALMA SULAMA : Salma sulama yönteminde tarla başı kanallarından saptırılan su meyve bahçesine rasgele yayılmaya bırakılır. İstenen miktarda su kök bölgesine sızıncaya kadar arazi yüzeyinde su bulundurulur. Salma sulama yönteminin başarılı olması için arazi yüzeyinin çok düzgün ve sulama doğrultusunda dik yönde eğimsiz olması gerekir. Bu nedenle bazen hafif tesviye gerekir. Salma sulama yönteminin belli başlı tek avantajı, ilk yatırım masrafının çok düşük olmalıdır ve genelde sık dikilen bitkilerde kullanılır

KARIK SULAMA : Genellikle bütün sıra bitkileri.sebzeler ve meyve bahçelerinde ,bağlar, çilek ve benzeri bitkilerde kullanılır. Çok hafif bünyeli topraklar dışında bütün sulanabilir topraklarda kullanılır. Sulanacak araziler daha önceden yeknesak bir eğimle tesviye edilmelidir. Karık sulamada erozyon oluşturmayacak şekilde eğim oluşturmalıdır en ideal eğim %0.2-2 arasındadır. Sulama mevsimi sonunda bozulmalıdır.

ÇANAK USULÜ SULAMA : Özellikle fidanlar için uygundur,çanak izdüşümü kadar su verilir. Ağaç büyüdükçe açılan çukurlarda büyütülür.sulama mevsimi sonunda bozulmalıdır.

YAĞMURLAMA SULAMA : Yağmurlama sulama yönteminden su arazi yüzeyine yerleştirilen belirli aralıklarla yerleştirilen yağmurlama başlıklarından, belirli basınç altında püskürtülerek atmosfere, buradan da toprağa verilir.

Yağmurlar Sulama Yönteminin Üstünlükleri

  • 1- Düzgün olmayan tarım alanlarında tesviyeye gerek yoktur.
  • 2- Taban suyunu yükseltmeden kontrollü sulama yapılır.
  • 3- Suyun kıt olduğu durumlarda sudan daha çok yararlanılır.
  • 4- Ekim alanını artırabiliriz.
  • 5- Ticari gübreler sulama suyu ile verilir.
  • 6- Bazı meyve, sebze bahçelerinde dondan koruyabilir.
  • 7- Su alma hızı yüksek hafif bünyeli topraklarda yüksek sulama randımanı sağlar
  • Yağmurlama sulama yönteminin uygulamasını kısıtlayan etmenler
  • 1- Yağmurlama sistemlerinin birim alana düşen tesis masrafı yüksektir.
  • 2- Sürekli enerji kullanmak gerektirdiği için işletme masrafı yüksektir.
  • 3- Rüzgar suyu dağılımını olumsuz etkiler.
  • 4- Bitkilerin tozlaşma döneminde zararlı olabilir
  • 5- Bitki yaprakları ıslatıldığından bazı bitki hastalıkları yayılma eğilme eğilimi gösterir.


DAMLA SULAMA SİSTEMLERİ

Damla sulama yönteminde arındırılmış su, düşük basınçlı bir boru sistemiyle damlatıcılarda boru şebekesinde basınç azaltılarak suyun toprak yüzeyine düşük debi ile damlalar biçiminde verilmesi sağlanır. Su damlatıcılardan çıktıktan sonra, toprakta doğal olarak yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi ile hareket eder. Bu nedenle her bir damlatıcının ıslattığı alan suyun topraktaki yatay hareketi ile sınırlı kalır.

Bu yöntemde temel ilke, bitkinin günlük olarak kullandığı suyu, isterse bitki besin maddeleri ile birlikte, bitkide aşırı bir su isteği yaratmadan vermektir. Her sulama az su uygulanarak sık aralıklarla sulama yapılır. İşletme basıncı 1 atm civarında ve damlatıcı debileri ise 2-16 L/h arasındadır.


DAMLA SULAMA SİSTEMİNİN ÜSTÜNLÜKLERİ

  • 1- Kısıtlı su kaynağı veya fiyatının yüksek olduğu durumlarda su tasarrufu ve sulama randımanı sağlar
  • 2- İş saatinde indirim sağlar.
  • 3- Ürünün istenilen miktar ve kaliteye ulaşması için ve kontrollü su temini
  • 4- Bitki besin maddeleri sulama suyu ile birlikte verilir ve dolasıyla gübrelerden en üst düzeyde yararlanılır.
  • 5- Tuzlu topraklarda yada tuz oranı yüksek sulama suyuyla emniyetli bir sulama yapılır.
  • 6- Bitki hastalık ve zararlıların gelişmesi önlenir.
  • 7- Sulamanın yanında drenaj sistemine gerek yoktur.
  • 8- Eğimli arazilerde tesviyeye gerek duymaz. Rüzgar etkili değildir.



 

DAMLA SULAMA SİSTEMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

  • 1- Kimyasal, organik ve mekanik birikintiler nedeniyle damlatıcıların tıkanması
  • 2- Yönetim kullanılacağı ideal süre ,damla frekansı ,iklimin fonksiyonu olarak her bitkiye iletilen su miktarı ,toprak ,ürünün çeşidi vb. gibi faktörlerle belirsizlik ve kontrol sorunları
  • 3- Geleneksel ürün bakımı ve hasat çalışmalarının toprağın yüzeyine serilen borular nedeniyle engellenmesi
  • 4- Özellikle yıllık ürün yetiştirilmesinde damlatıcıların sık sık kontrol edilmesi gerektiğinde tasarruf edilen çalışma zamanı tahmin edilenden azdır
  • 5- Özelikle hafif topraklarda meyve ağaçlarının sulanmasında ,damlatıcı tarafından ıslatılan kök bölgesi alanı yeterince geniş değildir. Bu durumda ,her ağaç için orantısız şekilde daha fazla sayıda damlatıcı ve daha fazla metrajda boru gerekecektir ,bu da başında yüksek olan yatırım masraflarını daha da yükseltecektir.
  • 6- Tuzlu sularda yapılan sulamalarda yüzeyde su biriktirmesi olacağından,yıkama amacıyla yağmurlama sulama veya yüzey sulama uygulamalarına gerek duyulur.

 

SIZDIRMA SULAMA YÖNTEMİ
Sızdırma sulamada su, bitki kök bölgesine toprak altında sızdırılarak verilir. Bu amaçla taban suyunu taban suyunu kontrol etmek için belirli aralıklarla derin tarla hendeklerinden yararlanılır veya toprak altına düşük basınç altında çalışan delikli(geçirgen) boru hatları yerleştirilir. Sistemde çok sayıda gömülü boru hattına ihtiyaç olduğundan ilk yatırım masrafı yüksektir. Ayrıca boru hattının tıkanması da önemli bir sorun çıkarmaktadır. Bunlardan dolayı uygulanan yöntem değildir.


BUDAMA

Çoğunlukla hasat sonrası uygulanır, don olasılığı yüksek bölgelerde budama kış aylarına getirilmemelidir. Genç ağaçlarda verimsizlik için yapılan budama sayısı az olmalıdır. Erişkinlikte hafif budama gerekir. Yaşlanma başladığında şiddetli budamalarla zaman zaman gençleştirilmelidir. Budamalarda ağaç zayıflatılmamalı, erken yaşlandırılmamalıdır. Budama ile ağaç tacının güneşlenmesi iyileştirilerek verimli etkide bulunulabilir. Ama aşırı budama, kuvvetli obur dallar üretimiyle ağaçta aşırı özsu tüketimine ve meyve azalmasına neden olur.
 

Özellikle sulanabilen zeytinliklerde genç-olgun ağaçları budamada, mekanik budama daha uygundur. 3-4 yılda bir yapılması önerilen bu uygulamada, orta büyüklükte bir traktörle sıra arasında ilerlerken, döner disk aracılığıyla dikey-yatay kesimler gerçekleştirilir. Ağaç tacı içinde budak, kuru odun bırakmamak için mekanik budamanın elle budama ile nöbetleşe uygulanması yerindedir.

 

Ağaç şekillendirme: Şekillendirme, zeytin tacının, makinalı hasada elverişliliği ve ağaç dikim düzeninin bozulmamasında önemlidir. Ağaçlar, şekillendirildikten sonra, özellikle sulanan ve yeterli yağış alan zeytinliklerde budama gerekir. Şekil verme hataları verim gücünü azaltır. Sonrasında uygulanacak budamanın daha çok özen gerektirmesi dolayısıyla da işçilik giderlerini artırır.

 

Ürün artırma budamalarında dallar gölgeli bırakılmalıdır. Gövde ve dallara gelen güneş, zeytinde yanmaya ve erken yaşlanmayla verimli dönemin kısalmasına yol açar.

 

Gençleştirme budamalarında ağacın yaşlı odunlarındaki gözler yenilenerek kuvvetli dallar verecek duruma sokulabilir, belirli dönemlerde tekrarlanarak yaşlı ağaçlar bu uygulamayla verimli tutulabilir.

 

 

 HASAT

Tüm zeytinci ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de zeytin üretim masrafları içerisinde hasat masrafları halen en yüksek paya sahiptir. Bu nedenle hasat, zeytin yetiştiriciliğindeki en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

  1. Ülkemiz, alan ve ağaç sayısın bakımından, dünyada zeytin yetiştiriciliği yapan ülkeler arasında dördüncü sırada yer almaktadır.
  2. Türkiye’nin toplam tarım alanlarının %3’ünün zeytinlikler oluşturmaktadır.
  3. Bu zeytinlik alanların % 81’i meyilli ve yamaç, % 19’u ise düz arazilerde yer almaktadır.
  4. Ortalama plantasyon yoğunluğu 100 ağaç /ha'dır.
  5. Plantasyonlardaki ağaçların % 25’i yaşlı veya verimden düşmüş ağaçlardır.

 

BAZI ZEYTİN ZARARLILAR

 

Zeytin sineği: İrileşen zeytinlerin etinde zarar oluşturur ve yağ asidini artırarak kaliteyi bozar. Marmara Bölgesi’nde Haziran’da uçmaya başlar ve yumurtalarını iğneleriyle zeytin etine bırakır. 1 haftada kabuk altında ilerleyen ve odacık oluşturan kurtçuklar, pupa haline gelip odacıktan ayrılarak toprakta varlıklarını sürdürürler. Bu zarara uğrayan zeytinlere vuruk adı verilir.

 

Kara koşnil: İnce dal, sürgün ve yaprakta yer alan siyaha yakın kabuklu bitler; emici organlarıyla zarara yol açar ve erginlerinin salgıladığı tatlı maddeyle dal ve yapraklara bulaşması, bir yapışkanlık oluşturur. Yetiştiricilerimiz bunu, karahastalık olarak adlandırır.

 

Yara koşnili: Dal ve sürgünlerdeki yarık ve çatlakları mumsu bir maddeyle kaplayan zararlılardır. Gelişimi zayıflatarak diğer zararlıların saldırısına açık duruma getirir.

 

Zeytin güvesi: İlkbaharda yaprakları kemirir. Çiçeklenme evresinde çiçekleri yer. Meyve tutumu sonrasında çekirdeğe zarar verir. İlk iki zararını farklı görünümlü tırtıllar, üçüncü zararını ise gümüş renginde kelebek (güve) olarak yapar.

 

Zeytin yazıcı böceği: Yaygın zararlılardandır. Kışı, ince dal koltuklarında ve kuru dallara açtığı odacıklarda geçiren bu böceğin dişileri, ilkbaharda dallardan 3-5 cm boyunda yollar açacak biçimde talaş çıkarır ve buralara yumurta bırakır. Yumurtadan çıkan kurtçuklar, daha önce açılan tünellerin dikine yollar çizerek kabuk altına, yazı gibi oyuklar açar. Dalların koltuklarında oluşan oyuklar, kırılmalarını kolaylaştırdığı için böceğe filiz kıran da denir.

 

Ağaç kurdu: Yaprak saplarının dallarla birleştiği gözlerden ağaç iç kısmına girerler. Bu ağaçların ince dallarında yapraklar solar. Zarara uğrayan dallar, kırık durumda gövdede asılı kalır. Asıl zarar, kurtçuklarca oluşturulur. Kelebekleri lacivert benekli beyaz renktedirler, Ağustos’ta görülür ve geceleri uçarlar.

 

Zeytin Zararlıları

  • Zeytin Sineği - Bactrocera Oleae
  • Zeytin Karakoşnili - Saissetia Oleae
  • Zeytin Güvesi - Prays Oleae
  • Sarı Ağaç Kurdu - Zeuzera Pyrina
  • Çiçek Sap Sokan - Lygus Pratensis
  • Zeytin Maymuncukları – Otiorrhynchus spp.
  • Zeytin Fidan Tırtılı - Margaronia Unionalis
  • Dal Kurutan - Hylesinus Oliperda
  • Danaburnu
  • Zeytin Thripsi
  • Zeytin Beyaz Sineği
  • Pamucak
  • Teke Böceği
  • Çekirgeler

 

Ekler : 

 

Bunlar dışında zeytinin, solgunluk ve halkalı leke gibi önemli mantar hastalıkları sözkonusudur.

x
Aklınıza bir soru mu takıldı ? Siz sorun uzmanlarımız cevap versin!

Sefa

(4 yıl önce)

Merhaba biz zeytinliğimizi sürdurmek istiyoruz sizce subat ayi mi daha uygundur bilgi verirseniz sevinirim Teşekkürler .

Güvenlik Kodu : 61157

(Güvenlik kodunu bu kutucuğa yazın!)

Fındık Yetiştiriciliği

Fındık Yetiştiriciliği

Giresun Fındık bahçeleri birer Altın Ocaklar” dır.Çünkü Giresun da insanların tek geçim kaynakları fındıktır .Bu neden ile Giresun da fındık altın değerindedir.Giresun un altını fındıktır.”Altın Ocaklar” Giresun cennet...

Bağlarda Gübreleme

Bağlarda Gübreleme

BAĞLARDA GÜBRELEME Bağcılıkta verim ve kalitenin arttırılmasına yönelik kültürel uygulamaların içerisinde gübrelemenin ayrı bir önemi vardır. Bağlarda uygun ve dengeli bir gübrelemenin yapılabilmesi için öncelikle bağ toprağının verimli...

Elma Çeşitleri

Elma Çeşitleri

Elma Çeşitleri Bugün dünyadaki elma çeşitlerinin sayısı 6500’ü aşmakta olup, Türkiye’ de ise bu sayı 500’ ü geçmektedir. Ancak bunlar arasında kalite, verim yönünden yüksek ve ticari anlamda yetiştiriciliği yapılanları...

Turunçgil Bahçe Tesisi

Turunçgil Bahçe Tesisi

Turunçgil Bahçe Tesisi Türkiye de turunçgil üretiminin %91 i Akdeniz bölgesinden, bunun da %77 si Doğu Akdeniz bölgesinden karşılanmaktadır. Doğu Akdeniz bölgesinde ise Adana ili ilk sırada yer almaktadır. Adana ilinde üretimin yoğun ol...

Bodur Ceviz Yetiştiriciliği

Bodur Ceviz Yetiştiriciliği

Bodur Ceviz Yetiştiriciliği Modern meyveciliğin temel hedefi hiç şüphesiz birim alandan azami kaliteli ve bol ürün elde etmektir. Bu amaçla tüm dünyada oluğu gibi ülkemizde de bu yönde bir çok araştırma ve çalışma yapılmış ve yapılmaya...

Zeytin Çeliği Köklendirme Aşamaları

Zeytin Çeliği Köklendirme Aşamaları

Bu gün sizlere zeytin çeliğinde hormon kullanarak köklendirme aşamalarında bahsedeceğiz. Zeytin yaprakları ve kökleri dışında, bütün vejetatif aksamlarıyla üretilebilen bir ağaçtır. Zeytin fidanı üretiminde; çekirdek, yeşil çelikler, kal...

Pepino Tarımı

Pepino Tarımı

Çok yıllık çalı formunda büyüyen pepino bitkisi, literatürdeki bilgilere göre deniz seviyesinden 800-2700 m yüksekliklerde, 15-25 OC ve %60-80 oransal neme sahip alanlarda yetiştirilebilmektedir. Ancak sıcak- kurak ve soğuk hava koşullar...

KULLANICI GİRİŞİ

Kullanıcı Adınız

Şifreniz

Üye Ol Şifremi Unuttum

SİTE İSTATİSTİKLERİ
  • Konular (4.435)
  • Resimler (5.663)
  • Dokümanlar (1.934)
  • Üyeler (15.692)
WWW.SORHOCAM.COM

Başka yerde arama, tarıma dair aradığınız her ne varsa burada! Tarım Haberleri, bitki hastalıkları, zararlıları, gübreleme, ilaçlama ve daha fazlası...